peçetemden karalamalar……………….

 

bak

kopartıp attım işte

günlerden bir ilkti

sen bilmezsin belki………….

emek ve dayanışma…….

düşünmüyordum aslında…………

istemiyordum da……………

sessizdim…………

 

sana

mavi bir gül almıştım

gelirken………

sapına taktıkları

parlak kağıtları yırttım

ve

yapraklarına sıkılan parlatıcıyı

temizledim

bir süre……

düğümlendi boğazım

neden bilmiyorum

gözyaşlarım bıraktı kendini

isteğim dışında……..

hem ağlıyordum

hem de gülüyor……….

 

gelirsin sanıyordum……….

 

sanmak

ne hoş bir şey

ne varsa döküyor içinde insanın

ve

korku oluyor coşku……………….

saklamak gerek coşkuları

acıtıyor onlar

ötekini…………….

beni……….

 

hayat

acıtıyor yani……………..

gözlerim yanıyor…………

ama

yinede seviyorum bu gölü ……….

masamı…………

 

dar bir patikadan geldim

buraya………

iki köy vardı

ve

yalnız bir ağaç

yolumun üzerinde……….

eski dostum………..

durdum……….

onu sevdiğimi söyledim

dallarından birini tutup………

acıyor hala parmağım

dikeni varmış

minik bahar yapraklarının

arasında…………..

kırmızı bir baloncuk oluştu

parmağımda

dudaklarımla emdim onu

benden çıkan

bana döndü…………..

anlayacağın………

kırmızıyı

sevdim yeniden ………….

 

kırmızıyı hep sevdim ben…………

 

neyse ki

saat taşımıyorum

şu salak telefonu da

kapattım bu gün………..

neden

söyledim ki şimdi bunu…….

 

gülcü geldi az önce

hani şu dişleriyle

dikenleri temizleyen gülcü var ya

o…………..

güldüm ona……….

anlamadı……….

eeeeeee

hayat böyle bir şey

bazen tereciler olur masada………

satmasalar da……….

 

güneş çökmeye başladı

yeniden………

kırmızı bir çizgi var şimdi

görmediğim tarafta…….

ama

biliyorum

koşup çekmiştim bir gün………

yetişmiştim yani ona……….

hoş

karşılıksızdı duruşu……….

ne önemi var…………….

insan yüreği değilmidir

algı………….

o yüzden sevmez aynaları…………..

yine de var olur hep

önünde durduğunca………………….

gerçi terstir

ama

olsun…………….

 

                     01/05/2009   ege altun

 

şiirler 2009                                                                                                          şiirler